
1- Küçükçekmece’de çöken yapıda deniz kumu kullanılmasının yanında bir de kaçak 1 buçuk kat eklendiği ortaya çıktı. Kaçak kat çıkılması durumunda yapının statik dayanımı ne şekilde etkilenir?
· Bir binaya kaçak kat çıkılması; hiçbir şekilde kabul edilmemesi gereken bir durumdur. Tamamen binanın statik dayanımını olumsuz bir şekilde etkiler. Çünkü normal koşullarda, bir bina inşa edilmeden önce tüm statik hesaplar, tasarlanan bina yüksekliğe göre yapılır. Binaya değil bir buçuk kat, asma tavan gibi herhangi bir extra yük yüklenmesi bile, binanın statik dayanımını olumsuz etkiler. Bu nedenle, bir bilim insanı olarak imar aflarının karşısında olduğumu açık yüreklilikle belirtmeliyim.
2- Deniz kumuyla değil de kurallarına uygun yapılan bir yapıya kat çıkılması da hesaplanan yükün fazlasının yapıya eklenmesi anlamına geliyor. Bu da yine yapının dayanımını etkiliyor, bu durumu açıklar mısınız?
Tüm kurallara uygun olarak yapılan bir binaya dahi, herhangi bir ekstra yük yüklenmesi durumunda, binanın dayanımının olumsuz etkileneceği çok açıktır.
İç mekân çalışmaları kapsamında; akustik veya yangın denetimi için yaptığımız asma tavanlar için bile statik uzmanları, bütün bu ekstra yükleri önceden bilerek ve hesaplarına ekleyerek tasarımlarını yaparlar. Aksi taktirde, binanın statik dayanımını olumsuz etkilememesi için mevcut bir yapıya, sonradan bir asma tavan ilavesine dahi izin verilmez. Ben bizzat bu durumu yaşadım. Tasarladığım prestijli bir konferans salonunun akustik ve yangın korunumuna ait çalışmada; çelik çatı hesapları önceden yapıldığı ve asma tavanların varlığı öngörülmediği için, tasarladığım yangın ve akustik denetimi bağlamında önerdiğim asma tavanlara yönelik yeni yükler karşısında, tekrar çelik çatı hesapları binanın maliyetinin yükselmesine neden olacak şekilde, statik uzmanlarınca tekrar yapılmak zorunda kaldı. Bu nedenle bir bina inşa edilmeden önce proje aşamasında tüm kararlar verilip, ardından binanın yapımı çok önemlidir. Benim gözlemediğim, gelişmiş ülkelerdeki tasarım ve inşa süreciyle, bizim gibi gelişmekte olan ülkeler arasındaki inşa süreci arasındaki en önemli fark budur. Bina inşa sürecinde veya bina yapıldıktan sonra tasarım dışı kararların alınması, her zaman beraberinde insan yaşamına mal olması da dahil, tüm olumsuzlukları beraberinde getirecektir.
3- Yangının bir yapının sağlamlığını etkilediğini biliyoruz. Ancak yapıların büyük odun fırınları kullanan dükkanların üzerinde yükselmesi dayanımı etkiler mi? (olumlu olumsuz cevaplarınıza açığız, neden etkiler ya da neden etkilemez şeklinde cevaplarsanız çok seviniriz)
Yangının, ulaşacağı yüksek sıcaklıklar nedeniyle bir yapının dayanımını olumsuz etkilediğini biliyoruz. Örneğin bir betonarme binada oluşan yangında; 600°C’de bina dayanımının %50 sini kaybetmeye başlar, 1100°C’ ye ulaştığında ise çöker. Doğal bir yangında ulaşılan sıcaklıklar dolayısıyla çok yüksek sıcaklıklardır. Bir ekmek fırınının sıcaklığının maksimum 400°C’lere çıktığı varsayılırsa, sürekli yüksek sıcaklığa maruziyet binanın dayanımını elbette bir miktar etkileyebilir. Ancak, bu binada yıkıma neden olan tek faktör odun fırını olmayıp, kaçak kat çıkımı gibi pek çok faktörün bir arada olmasıdır.
4- İstanbul’da yeni bir 6 Şubat yaşamamak için vatandaş ve inşaat mühendisleri, mimarlar, yapı denetim uzmanları ne şekilde hareket etmeli, kimin üzerine hangi görev düşer?
Ülkemizdeki mimarları yetiştiren bir öğretim üyesi olarak, bir kez daha yeni bir 6 Şubat vakası yaşamamak için, vatandaş ve devletin tüm kurumları, inşaat mühendisleri, mimarlar, yapı denetim uzmanları gibi tüm teknik uzmanlarla beraber, yönetmeliklere ve kurallara uygun bir şekilde binalarımızı üretmeliyiz. Kurallara uygun olmadığı tespit edilen binaların ise kentsel dönüşme sokulması taraftarıyım.