
Ben Prof. Dr. Füsun Demirel. Gazi Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Öğretim üyesiyim. 2003 -2005 yılları arasında T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ( o günkü ismi ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı)na yaptığım, “Binaların Yangın Güvenliği” alanındaki danışmanlığım sırasında, 2007 ve 2009 yıllarında “Türkiye Yangından Korunma Yönetmeliği”ni hazırladık. Halen “Binaların Yangın Güvenliği” alanında mimarlık öğrencilerine ders vermekte ve çeşitli kurum ve kuruluşlara danışmanlıklar ve eğitim vermekteyim.
Öncelikle bugün Gayrettepe’de 16 katlı binanın altındaki gece kulübünde meydana gelen yangında, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyorum. Gerçekten çok acı verici bir durum.
Teknolojinin bu kadar ileri düzeyde kullanıldığı günümüzde, yangının çıkmasına karşın her zaman hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ancak, bir yangının ölümle sonuçlanması tamamen insan hatası sonucudur. Yangın deprem gibi bir doğal afet olmayıp, denetlenemeyen yanma olayı sonucudur. Başka bir ifadeyle, insan hatası sonucu meydana gelir.
Ülkemizde uluslararası yönetmeliklere eşdeğer düzeyde bir yangın yönetmeliğimiz bulunmaktadır. Bu yönetmelik doğrultusunda, yeni yapılan binalarda, yeni ruhsat alınan mekanlarda ve mevcut binalarda, bu yönetmelik hükümlerine uyulması zorunludur.
Meydana gelen yangınlarda önemli olan can kaybının olmamasıdır. Bunun için kaçış yollarının, yönlendirme işaretleri ve acil durum aydınlatması ile doğru tasarlanması gerekmektedir. Bu bağlamda Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde, öğrencilerimize bu konuda 26 yıldır eğitim vermekte ve bu bilincin yerleşmesine gerek tasarım, gerekse mevzuatların uygulanması ve kontrolü düzeyinde gayret göstermekteyim. Üzülerek belirtmeliyim ki, yangından kaçış yollarının tasarımı, yapı malzemelerinin ve yapı elemanlarının yangına dayanıklılığının önemi, ancak son yıllarda anlaşılmış olup, hala bu konuya hiç dikkat edilmeyen binalarda çoğunluktadır. Burada mimara, binanın sorumlusuna, yöneticilerine ve işletmecilerine büyük sorumluluk düşmektedir. Özellikle bodrum katları gibi yangın riski yüksek olan yerlerde, bu durumun önemi daha da artmaktadır. Az önce belirttiğim gibi, bütün bunların nasıl yapılacağına ilişkin tüm tasarım kriterleri, yangın yönetmeliğimizde tarif edilmiştir.
Şüphesiz ki, bir binanın taşıyıcı sistem malzemesinin yangının dayanımına etkisi büyüktür. Eğer bina betonarme ise yangın sırasında sıcaklık 600°C civarına geldiği zaman, dayanımını yüzde ellisini kaybedecektir. Eğer binanın taşıyıcı sisteminin malzemesi çelik ise yaklaşık 540°C’de erime noktasına gelecektir. Taşıyıcı sistemin malzemesi ahşap ise çok daha düşük sıcaklıklarda dayanımını kaybedecektir. Bir yangında bu sıcaklıklara, yangın yüküne bağlı olarak çok kısa bir sürede ulaşılacaktır. Bütün bu taşıyıcı sistemlerin yangına dayanım önlemleri de yönetmelikte tarif edilmiş olup, bu hükümlere uyulması gerekmektedir.
Ülkemizde ilk olarak “Yangın Yönetmeliği” 2002 yılında yürürlüğe girmiştir. Ardından değişik yıllarda yapılan iyileştirmelerle, günümüzde de yürürlüktedir. Dolayısıyla 2002 yılından önce yapılan binalarda % 99 ihtimalle yangından kaçış yolları, yapı malzemeleri seçimi ve taşıyıcı sistemin yangına dayanıklılığı konusunda eksiklikler bulunacaktır.
Ancak, son olarak 20 Kasım 2021’de yapılan revizyonlarla yönetmeliğe bir geçici madde eklenerek, mevcut binalarda eksik olan yangın güvenlik önlemlerinin 2023 yılı sonuna kadar tamamlanması gerektiği belirtilmekte, eğer bu binalarda yapım süreci başlamış ise en fazla 2024 yılı sonuna kadar eksikliklerin tamamlanması zorunlu hale getirilmiştir. Dolayısıyla yangın meydana gelsin gelmesin tüm mevcut binalar, yönetmelikte belirtilen yangın güvenlik önlemlerini, 2024 yılı sonuna kadar tamamlamaları gerekmektedir.
Son söz olarak eklemek istediğim, bu yükümlülüğün her bina tarafından en kısa sürede yerine getirilmesi, daha fazla acıların yaşanmaması adına son derece önemlidir. Özellikle, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu ve yangın tehlikesiyle her zaman binaların karşı karşıya gelebileceği, unutulmamalıdır.